Yazının ilk kısmı bildiğiniz üzere daha çok bipolar bozukluğa giriş ve temel bir bakış
açısı kazanma üzerineydi. Gelelim hastalığın yaratıcılıkla bağlantısını
tartışmaya ve Sarı’nın kralı Van Gogh’un sanat yaşamına etkisine.
Zamanın
imkanları dolayısıyla kesin bir teşhis koymak imkansız olsa da Van Gogh’un
sahip olduğu temel zihinsel hastalığın bipolar bozukluk olduğu kabul ediliyor.
Nispeten günümüze yakın koyulan bu tanının en temel dayanağı Van Gogh’un
kardeşi Theo’ya yazdığı mektuplar ve bu mektuplardaki sık ve farkedilir üslup,
mod değişimleri. Metkuplarda en çok dikkat çeken noktalar sanatçının
anksiyetesi; yoksulluk, hastalık,
sanatında başarısız olma ve erken ölüm korkusunun yanında aşırı bir hoşnutluk,
durdurulamaz bir fikir ve plan seli ve son olarak yazdıkça yazma eğilimi.
